Bülten Aboneliğİ

Düğün Gelenekleri İç Anadolu

İki haftadır yazmaya çalıştığımız düğün adetlerimizi bu hafta da anlatmaya devam edeceğiz. 

Bu hafta sizlerle gelinin damat evine gelmesi sırasında ve sonrasında yaşanan adetleri aktaracağız. 

Bu adetlerden saçı'yı anlatarak başlayalım yazımıza... 

Saçı, şeker, bozuk para, buğday, leblebi, kurum üzüm v.s. 

oluşan bir çerezin düğünlerde gelin damat evine geldiği zaman gelinin başına serpilmesi olayıdır. 

Düğün gelenekleri her yörede ufak tefek farklılarla genelde uygulanır. Bazı yörelerde adetlerden pek taviz verilmez. 

Konya ve yöresinde düğünlerde uygulanan saçı geleneği de tavizsiz olarak uygulanan bir gelenektir. 

Konya'da gelin almaya damatlar gitmez. Gelini kayınbaba ve damadın amcası, kardeşleri ve yakın akrabaları almaya gider. 

Damat evde kalır ve sağdıcıyla beraber gelin alayını bekler.  

Gelin arabası evin önüne yaklaştığı zaman arabanın aniden benzini biter. 

Şoför, kontağı kapatır ve "benzin bitti" der. Kayın baba veya damattan bir bahşiş almayınca arabayı çalıştırmaz. 

Bahşiş geldikten sonra gelin arabası damat evinin kapısına yanaşır. Bu kez gelin arabadan inmez. 

Kaynanasından, çelebisinden(kocasının erkek kardeşi), damadın amcasından indirmelik ister. 

Kaynana arabanın yanına gelir: "Gelin hanıma bir koç verdim." Der. Gelin ve yanındaki yakın akrabası, "Koç, zaten bizim. 

Başka ne verirsin?" der. Kaynana "Gelinime bir tane şişek feda olsun" der. Gelinin akrabası başka ne verirsin?" der. 

Kaynana bu kez kuşağından çıkardığı bir burma bileziği gelinine takar. 

Bu kez kayın babaya sorarlar. "Gelinin ne verirsin?" Kayın baba, "Bir tane buzağılı inek" veya "10 tane kuzulu koyun gelinme feda olsun" der. 

Gelin bu kez arabadan inmeye razı olur. 

Gelin arabadan inince damat daha önce annesi tarafından hazırlanan saçı tasını eline alır ve gelinin başından aşağıya serper. 

Çocuklar paraları ve şekerleri kapmak için birbiriyle yarışır. En çok para ve şekeri kapan bir diğerine övünçle gösterir. 

Gelinlerin başına serpilen saçının içinde buğday bulunmasına özen gösterilir. Buğday, bolluk ve bereketin sembolüdür. 

Gelinin, neslin çoğalmasına sebep olduğu için buğday gibi bereketli olarak gösterilir. 

Gelin damat evine girerken merdivene içi su dolu bir testi konur ve gelinin bu testiyi tepmesi istenir. 

Gelin kuvvetlice bir tekme atarak testiyi kırar. 

Bunun anlamı gelin ile damadın hayatları su gibi akıp gitsin, hiçbir sıkıntı ve engelle karşılaşmasın. 

Bazı yerlerde testi yerine tas konur. 

Bu da gelinin her zorluğa katlanması, metin olması, ufacık bir tatsızlıkta kırılıp gücenmemesi, evini terk edip gitmemesi anlamına gelir. 

Gelin kapıdan içeri girerken kapının üst tarafına hamur yapıştırır. 

Bu adet de gelinin koca evine sıkı sıkıya bağlansın anlamındadır. 

Yine gelinin eline buğday verirler ve eve eşiğe serptirirler. 

Bu da gelinin eve bolluk bereketlik getirmesi uğur getirmesi anlamındadır. 

Gelin içeri gireceği zaman üzerlik otundan tütsü yapılı ve gelin ile damat bu dumanın içinden geçirtilir. 

Bu tütsü eski Türk inançlarından kaynaklanan bir gelenektir. 

Türklerin Orta Asya'da tarih sahnesine çıktıklarında kötü ruhları kovmak için tütsü yakarlar. 

Türkler İslamiyet'i seçtikten uygulamanın içeriğinde bir değişiklik olmuş, adetlerini İslam'la bağdaştırmışlardır. 

Gelin ile damada nazar değmesin, aileye bir uğursuzluk çökmesin diye tütsü yakmışlardır. 

Damat gelini içeri aldıktan sonra gelin hiç konuşmaz. 

Damat, geline yüz görümlüğü olarak altın bir kolye, gerdanlık ya da gücüne nispetle "beşi bir yerde" takınca gelinin duvağını açar. 

Kısa bir dinlenmeden sonra gelinle damat dışarı çıkarlar. Damadı, sağdıcı alır götürür ve yatsı namazına kadar gezdirir. 

Gelinin sağdıcı ise gerdeğe kadar yanında kalır. 

Damat gittikten sonra gelin misafirlerin yanına götürülür. 

Gelen misafirler geline para takarlar veya "atkılık" dediğimiz kap kacak nev'inden hediye getirirler. 

Her gelen gelini görmek ister ve pek de güzelmiş, nazar değmesin!" diye iltifatta bulunurlar. 

Daha sonra gelinin kucağın önce bir erkek çocuk daha sonra da kız çocuk oturturlar. 

Bundan maksat, gelinin kız ve erkek çocukları olsun. 

Akşam olunca yakın misafirler ile ev sahibi hep birlikte yemek yerler. 

Tabii gelinin yemeği ayrı olarak odasına getirilir. 

Yatsı namazının ardından damat dualarla gelin odasına getirilir. 

Damadın arkadaşları damat içeri girerken sırtına yumruk vururlar. 

Bunun anlamı bekârlığa veda eden damattan bir nevi intikam alma gibidir. 

Gelinin sağdıcı dışarı çıkarak gelin ile damat baş başa bırakılır. 


Alıntı:ANUŞ GÖKCE

Konya Yeni Gün

Blog yazısı yok

KAYAN YILDIZLAR

ANEMOM.COM

Son Twitler

BİZE YAZIN

0535 212 62 92

Konum Bilgilerimiz

Adres: Demirlibahçe Mah. Mamak Cad. Gönül Sokak No: 5-A MAMAK / ANKARA

+90 535 212 62 92

+90 312 803 88 14